Günümüzde yüksek çözünürlüklü ultrasonografi cihazlarının da yaygın kullanıma girmesi ile birlikte toplumda tiroid nodülü saptama oranı çalışmalarda %19-67 gibi yüksek rakamlara ulaşmıştır, yani ortalama her iki-üç kişiden birinde tiroid nodülü görülmektedir. Tiroid nodüllerinin birçoğu tesadüfen boyna yapılan ultrasonografilerde ya da kan tahlillerinde sorun yaşanan hastalara yapılan tiroid ultrasonografileri sonucu fark edilmektedir. Tiroid nodülünün değerlendirilmesinde ultrasonografi esastır. Bir tiroid nodülü saptandığında hastaya detaylı bir ultrasonografi yapılarak Dünya klavuzları (ATA ve TI-RADS) eşliğinde nodül risk değerlendirmesi yapılmalı ve gerekli ise hastadan biyopsi alınarak sonucuna göre kanser veya kanser şüphesi varsa hastaya cerrahi önerilmelidir. Ayrıca son teknolojik yenilikler olan elastografi, shear-vawe ultrasonografi teknikleri de tarafımca uygulanarak mevcut klavuz verilerinden çok daha fazla ek bilgi hastaya verilmektedir. Eğer nodül biyopsi gerektirmiyor ya da biyopsi sonucu iyi gelmiş ise hastaya yıllık takipler önerilmektedir. Unutmayın tüm nodüllerin ancak %5 gibi az bir kısmında kanser saptanmaktadır.